Referans hizmetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Referans hizmetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2017 Salı

Bilgiyi Sunmak Bizim İşimiz, Peki Ya Doğrulamak?

Gelişen bilgi ve teknoloji çağında bilgiye ulaşmak kolay, doğru bilgiye ulaşmak ve onu organize edebilmek zor bir hale geldi. İnternet üzerinde ki yoğun bilgi kirliliği araştırmacıları zor durumda bırakmakta ve ciddi bir zaman kaybına sebep olmaktadır. Araştırmacılar internette rastladıkları bilgileri kullanmak istediklerinde, bu bilgiler nasıl teyit edecekleri konusunda sıkıntılar yaşamaktadırlar. Araştırmacı ve öğrenciler akademik bilgilerin yanında güncel konulara ilişkin içeriklere de ihtiyaç duyabilmektedirler. Bilgiyi organize edip son kullanıcıya ulaştırmak bizim işimiz, peki ya doğrulamak?

Kütüphaneciler olarak kullanıcılarımızın doğru bilgiye en kısa zamanda ve efektif olarak ulaşmaları için çalışıyoruz. Yeni teknolojiler, sistemler ve veri tabanları üzerine çalışıyoruz. Peki internet ortamında var olan bilgileri teyit etmek bizim işimiz olabilir mi? Bu konu özellikle sosyal medyada yapılan asılsız paylaşımlardan sonra fazlaca dikkatimi çekmeye başladı ve internet üzerinden bir araştırma yapma ihtiyacı hissettim. Yerli veya yabancı olarak özellikle haber konularını teyit eden, kanıtlara dayandıran siteler veya sistemler olup olmadığını görmek istedim.

Ülkemizde 2016 yılında yayın hayatına başlayan https://teyit.org/ internet sitesinin tamda aradığım özellikleri taşıdığını gördüm. “teyit.org internette yer alan şüpheli bilgileri tarayan, seçen, araştıran ve analiz haline getirerek okura sunan bir doğrulama platformudur.”[1] şeklinde tanımlanıyor sitenin işlevi. Siteyi biraz incelediğimde ise, gerçekten yapılan haberlerin doğru olup olmadığını kanıtları ve resmi belgeleri ile ortaya koyduğuna şahit oldum. Amerikan Kütüphaneciler Derneği’ (ALA) nin  kütüphaneciler için tasarladığı “Programming Librarian”[2] isimli bir haber doğrulama sitesi de bulunmaktadır. Ayrıca bir çok farklı konuda bilgilerin doğruluğunun nasıl teyit edilebileceğini, yanlışların nasıl düzeltileceğini anlatan özellikle haberciler, muhabirler, sosyal çalışmacılar, sivil toplum kuruluşları çalışanları gibi bir çok farklı grubu ilgilendiren kaynak niteliğinde bir kitap yayınlandı. Yayınlanması ve çoğaltılması konusundan Creative Commons lisansına bağlı olan “Doğrulama El Kitabı”[3] biz kütüphanecilerin de incelemesi gereken bir kaynak olduğunu düşünüyorum.

Çağımızda ki gelişmeler ile birlikte biz bilgi profesyonelleri geleneksel kütüphanecilik anlayışının yanında teknolojiyi iyi kullanabilen, anlayabilen ve anlatabilen bireyler olarak evrim geçirmiş durumdayız. Bilgi okuryazarlığı kavramı gün geçtikçe önem kazanmakta ve karmaşık bir yapıya bürünmekte. Bu durum karşısında bizlerin üzerine yeni mesleki sorumluluklar gelebilir mi? Yoksa bu sorumluluğu biz kendiliğimizden üstlenmeli miyiz?

Kütüphaneciler olarak kullanıcılarımıza bilgi ve bilgi kaynakları sunmanın yanında, diğer araştırma araçlarının da nasıl kullanılacağını, sorgulanacağını ve anlaşılacağını anlatmamız gerekmez mi? Özellikle, Referans Kütüphaneciliği yapmakta olan meslektaşların bu konular üzerine daha fazla düşünüp, fikir alış verişi yaparak birlikte hareket etmeleri gerektiğini düşünmekteyim.

Sevgi ve saygılarımla.



[1] https://teyit.org/nedir/
[2] http://www.programminglibrarian.org/
[3] http://verificationhandbook.com/book_tr/index.php

10 Nisan 2017 Pazartesi

Referans Kütüphaneciliği Ne için Gerekli?

Ülkemizde "Referans Kütüphaneciliği" anlayışı tam anlamıyla oturmuş değil. Bazı kurumlar haricinde, maddi imkanlar ve personel eksikliği sebebiyle referans hizmetleri eksik kalmakta ve hatta hiç yapılamamakta. Sorunları tanımlamak için  en başta belki de referans kütüphanecisi kimdir? Ne iş yapar? Klasik danışma masasıyla arasında ne gibi farklar vardır? sorularını cevaplamak gerekir.

Şimdi bu soruların cevaplarına başlayalım. Referans kütüphaneciliği, kütüphanecilik alanının yanında en az bir diğer alanda akademik alt yapıya sahip kişilerin spesifik olarak vereceği kaynak araştırma ve kullanımı hizmetidir. Klasik anlamda yapılan danışma hizmetinde sadece kütüphane kaynaklarının kullanımı anlatılırken, referans kütüphaneciliğinde, güncel kaynaklar, konu ile ilgili araştırma teknikleri, klasik filtreler dışında konu başlıkları ile daha detaylı aramalara girebilme ve hatta bazı konularda sadece kaynaklar üzerinden değil, uygulamalı olarak yapılması gereken deney, test ve öneriler sunulmaktadır. Referans Kütüphanecisi, bir veya birden fazla alanda derinlemesine bilgi sahibi olmalı ve kullanıcılarına aradıkları bilgiyi en kısa sürede nasıl bulup, o bilgiyi nasıl işlemeleri gerektiğini anlatmak durumundadır. Bunun için çağa ayak uydurarak elektronik kaynak kullanımına son derece hakim olmalıdır. Şuan üzerinde çalıştığım ve bittiğinde bu sayfada da yayınlanacak olan bir makelede de Referans Kütüphaneciliği ile ilgili uluslararası bir saha araştırması yer alacaktır.

Referans kütüphanecisinin yüklendiği rol gereğince yüksek lisans yapmış olması ve hatta doktora yapmış olması beklenmektedir. Ülkemiz şartlarında hem çalışıp hem yüksek lisans yapmak çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Bu gibi durumlarda ise, en azından referans kütüphaneciliği görevini üstlenen meslektaşımız belirli özel ilgi alanları üzerine yoğunlaşabilir ve bu konularda yapacağı araştırmalar ile kendisini kullanıcılarını daha iyi anlamak adına geliştirebilir. Kullanıcılarını bilimsel kaynakların etkin kullanımını anlatmak dışında, üzerinde çalıştıkları konular hakkında destekleyici belgesel, filmler ve kitaplar ile besleyebilmeli ve hatta zaman zaman araştırmalarıyla ilgili proje fikirlerinde bile destek olabilmelidir. Bunların yanında koleksiyon gelişimi konusunda satın alma ve diğer birimler ile yakın ilişki içinde olmalı, alan ile ilgili ihtiyaçları hızlı bir şekilde tespit edip temini konusunda ilgili birimlerle eşgüdüm içerisinde çalışmalıdır.

Referans kütüphaneciliğinin hakkıyla yapıldığı kurumlarda, bilimsel üretimin hızlandığı apaçık görülecektir. Her zaman verdiğim bir örneği sizlerle paylaşarak yazıma son vermek isterim;
Üniversiteleri savaş gemileri olarak düşünelim. Akademisyen ve öğrenciler üniversitelerin silahlarıdır. Her ateş ettiklerinde bir yerlere iyi meslek elemanı, iyi yayın ve iyi akademisyen gönderirler. Güçlü savaş gemileri, üst düzey yöneticiler, iyi mühendisler, iyi akademisyenler gönderir her ateş ettiğinde. Kütüphaneler ise, bu gemilerin motorlarıdır. Bir savaş gemisi ne kadar iyi ve güçlü olursa olsun, eğer hareket kabiliyetini kaybederse eninde sonunda hasar görmeye ve batmaya mahkumdur. İşte bu yüzdendir ki, kütüphaneciler olarak bizler mesleğimizin bilincine varmak ve bu işi memur değil, eğitimci zihniyetiyle ve ciddiyetle yapmak zorundayız.

Sevgi ve Saygılarımla.

Akademik Üretim Galaksisi: Ya Akademik Kütüphaneler Birer Kara Delikse?

Kara delikler her zaman bilim insanları için büyük bir merak konusu olmuştur. Karadelik kavramının ortaya çıkışı, 18. yüzyılın ...